martı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
martı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2015 Perşembe

KVBT 7. Tur 2. Gün | Kayıp Yüzlerin Fısıltısı - Irıs Johansen | Yazar Tanıtımı

kayip-yuzlerin-fisiltisi-iris-johansen



"Hayatta kalmak istiyorsan, hislerini işine karıştırmaman gerek"

Eve Duncan, küçük kızı Bonnie'nin öldürülmesinin ardından uzun yıllar matemden çıkamamış, ancak yine de hayata tutunmayı başarmış bir adli tıp heykeltraşıdır. Görevi, kimliği belirsiz kurbanların yüzünü yeniden yaparak kim olduklarını bulmaya yardımcı olmaktır. Jim Doane ise suikastçı olarak Özel Kuvvetler'de görevli oğlu Kevin'ın öldürüldüğüne inanan ve intikam hırsıyla yaşayan bir babadır. Jim, oğlunun etrafında dönen gizemi çözüme kavuşturmayı kafasına koymuştur. Amacına ulaşmak için yapması gereken ilk şey ise Eve'i kaçırmaktır.

Kendini bir anda sıra dışı olayların ortasında bulan Eve hayatında daha önce hiç görmediği bu adam için neden bu kadar önemli biri haline gelmiştir? Ve asıl önemli olan, Eve hayatta kalmayı başarabilecek midir?
                           ------------------------

Yeni turumuzdan herkese merhabalar, bu aralar üst üste hiç durmadan tur yapıyoruz ve bu sefer ki tur kitabımızda Kayıp Yüzlerin Fısıltısı. Kitap hakkında yorum yazmamak için kendimi zor tutuyorum, bugün sadece yazar tanıtımı ve onu yapacağım. Yazar anladığım kadarıyla çok başarılı, kitaplarının büyük bir çoğu New York Times tarafından bir çok kez çok satanlar arasında gösterilmiş. Bu kitap ta öyle ki bence kesinlikle hak ediyor.,



Irıs Johansen 1938'de doğmuş yani şu an 77 yaşında. Görünce kısa süreli bir şok geçirdim çünkü kitaptaki fotoğrafında 50 yaşlarında gösteriyor.
Yazmaya üniversiteye gittiği zamanlarda başlamış. 1980'lerin başlarında ilk başarılı romantik eserlerini vermiş. 1991'den itibaren daha çok tarihi aşk romanları yazmış ve o yıl The Wind Dancer adlı romanını yayımlamış. 1996'dan itibaren suç romanları yazmaya başlayan yazar bu alanda da başarılı olmuş. 
Romanları 2006 yılında New York Times tarafından on yedinci kez en çok satan kitaplar arasında gösterilmiş.
Johansen, Georgia'da yaşıyor, evli ve iki çocuk sahibidir. Oğlu Roy Johansen, Edgar Award ödüllü bir senarist ve yazardır. Kızı Tamara, yazara araştırmacı asistan olarak hizmet vermektedir.
Katkıları için Martı Yayınları'na çok teşekkür ederiz. Çekilişimize buradan katılabilirsiniz.

                                                    a Rafflecopter giveaway  

11 Ocak 2015 Pazar

KVBT 3.Tur 4. Gün | Uyurgezer Anılar - Kathleen Alcott | Yorum + Playlist


Gözlerimin arkasındaki boşlukta anılarım rengârenk…

Ida çocukluğundan beri her anını ikisi de uyurgezer olan Jackson ve James kardeşlerle birlikte geçirmiştir. Nerede bir "I" varsa, orada muhakkak bir de "J" vardır. Dış dünya onları komşu ve arkadaş olarak görse de onlar kendilerince, kan bağları olmayan kardeşlerdir.

Onlarınki konuşmadan anlaşmaya dayalı, kuralları ve sınırları olmayan bir ilişkidir. Ama üçü olgunlaştıkça ve duyguları karmaşıklaştıkça Ida ve Jackson, kardeşten çok daha öte olduklarını fark ederler. Jackson'ın uyurgezerliği etrafındakilere zarar vermeye başlayınca ve James ruhsal sorunları sebebiyle hastaneye yatırılınca, ailesini yıkma tehlikesi oluşturan, hükmedemediği olaylar karşısında Ida ne yapacağını bilemez hale gelir.

Aile tanımıyla mücadele eden, toplumsal algıları sorgulayan ve insanları birbirine bağlayan karmaşık bağları keşfe çıkan olağanüstü bir ilk roman.

-------------------------------------


   Ida'nın annesi o çok küçükken ölmüş babası ile yaşıyordur , Jackson ve James de babalarını kaybetmiş anneleri Julia ile birlikte yaşıyorlardır. Bir süre sonra Ida'nın babası ile Julia'nın arasında bir şeyler olmaya başlıyor ve ikili birlikte yaşamaya karar veriyor. James, Jackson ve Ida üçlüsünün hikayesi de buradan sonra başlıyor.

   Birlikte büyüyen çocuklar birbirlerine sanki kardeşmişçesine bağlıdırlar, her şeyi birlikte yapıyorlar, birbirlerini çok seviyorlardır. Oynadıkları oyunlar ve hayal güçleri o kadar geniş ki şaşırıyorsunuz. Birde Jackson ve James'in uyurgezerliği var. İki kardeş rüyalarında konuşuyorlar ama sanki birbirleriyle diyaloğa girer gibi. Bu uzun bir süre devam ediyor James bir süre sonra bıraksa da Jackson'ın kiler bitmiyor ve gittikçe daha kötü bir hal alıyordur. Artık büyüyen ve kendilerini fark etmeye başlayan Ida ve Jackson'ın arasındaki bağ daha farklı bir yola girmeye ve her şey karışmaya başlıyor.

  Konusu çok ilginçti, gerçekten. Normalde okuduğum kitaplar yerine değişik konusu ve üslubu olan bir kitap okumak çok hoşuma gitti. Kitap turlarının da en sevdiğim yanı bu herhalde. Farklı türlerde kitaplar okumamı sağlıyor çünkü normalde değişikliği sevmeyen biriyim bir tarzı bir kere seversem bir daha başka tür okumam. 



  Kitabı okumaya başladığımda anlamamıştım hatta bir ara bilim kurgu zannetmiştim ama sonradan hatta kitabın ortalarına doğru bir şeyler oturmaya başladı. Karakterleri anlamak biraz zor oldu. 

  Çok şiirsel bir dille yazılmıştı, cümleler uzundu. Bazen bir cümleyi defalarca okumak zorunda kaldım. Aslında üslubu çok güzel ama çok sık şiirsel türde cümle okumakta sıkıyor beni.

  Gerçekçiliğini sevdim. Muhteşem olan ve verdiği her karar doğru olup yaptığı her hareket doğru olan birisi yoktu. Hepsinin normal, her insanın yaptığı hataları vardı.

  Jackson ve Ida arasında olan bağ beni çok etkiledi. Sıradan bir ilişkileri yoktu, değişikti. Birbirlerine fazlasıyla yetiyorlardı, çok sevimliydi.

  Herşeye rağmen kitabı sevdim. Şu ana kadar aldığımız turlar arasındaki gerek konu gerek üslup açışından en iyi kitaptı diye düşünüyorum. Bence okumalısınız. Gelelim bu turdaki görevime. Bu sefer playlist hazırlama sırası bendeydi sizlere kitaba uygun olduğunu düşündüğümüz bir playlist hazırladık, umarım beğenirsiniz.







Bize destek veren Martı Yayınlarına tekrardan teşekkür ederiz.