11 Ocak 2015 Pazar

KVBT 3.Tur 4. Gün | Uyurgezer Anılar - Kathleen Alcott | Yorum + Playlist


Gözlerimin arkasındaki boşlukta anılarım rengârenk…

Ida çocukluğundan beri her anını ikisi de uyurgezer olan Jackson ve James kardeşlerle birlikte geçirmiştir. Nerede bir "I" varsa, orada muhakkak bir de "J" vardır. Dış dünya onları komşu ve arkadaş olarak görse de onlar kendilerince, kan bağları olmayan kardeşlerdir.

Onlarınki konuşmadan anlaşmaya dayalı, kuralları ve sınırları olmayan bir ilişkidir. Ama üçü olgunlaştıkça ve duyguları karmaşıklaştıkça Ida ve Jackson, kardeşten çok daha öte olduklarını fark ederler. Jackson'ın uyurgezerliği etrafındakilere zarar vermeye başlayınca ve James ruhsal sorunları sebebiyle hastaneye yatırılınca, ailesini yıkma tehlikesi oluşturan, hükmedemediği olaylar karşısında Ida ne yapacağını bilemez hale gelir.

Aile tanımıyla mücadele eden, toplumsal algıları sorgulayan ve insanları birbirine bağlayan karmaşık bağları keşfe çıkan olağanüstü bir ilk roman.

-------------------------------------


   Ida'nın annesi o çok küçükken ölmüş babası ile yaşıyordur , Jackson ve James de babalarını kaybetmiş anneleri Julia ile birlikte yaşıyorlardır. Bir süre sonra Ida'nın babası ile Julia'nın arasında bir şeyler olmaya başlıyor ve ikili birlikte yaşamaya karar veriyor. James, Jackson ve Ida üçlüsünün hikayesi de buradan sonra başlıyor.

   Birlikte büyüyen çocuklar birbirlerine sanki kardeşmişçesine bağlıdırlar, her şeyi birlikte yapıyorlar, birbirlerini çok seviyorlardır. Oynadıkları oyunlar ve hayal güçleri o kadar geniş ki şaşırıyorsunuz. Birde Jackson ve James'in uyurgezerliği var. İki kardeş rüyalarında konuşuyorlar ama sanki birbirleriyle diyaloğa girer gibi. Bu uzun bir süre devam ediyor James bir süre sonra bıraksa da Jackson'ın kiler bitmiyor ve gittikçe daha kötü bir hal alıyordur. Artık büyüyen ve kendilerini fark etmeye başlayan Ida ve Jackson'ın arasındaki bağ daha farklı bir yola girmeye ve her şey karışmaya başlıyor.

  Konusu çok ilginçti, gerçekten. Normalde okuduğum kitaplar yerine değişik konusu ve üslubu olan bir kitap okumak çok hoşuma gitti. Kitap turlarının da en sevdiğim yanı bu herhalde. Farklı türlerde kitaplar okumamı sağlıyor çünkü normalde değişikliği sevmeyen biriyim bir tarzı bir kere seversem bir daha başka tür okumam. 



  Kitabı okumaya başladığımda anlamamıştım hatta bir ara bilim kurgu zannetmiştim ama sonradan hatta kitabın ortalarına doğru bir şeyler oturmaya başladı. Karakterleri anlamak biraz zor oldu. 

  Çok şiirsel bir dille yazılmıştı, cümleler uzundu. Bazen bir cümleyi defalarca okumak zorunda kaldım. Aslında üslubu çok güzel ama çok sık şiirsel türde cümle okumakta sıkıyor beni.

  Gerçekçiliğini sevdim. Muhteşem olan ve verdiği her karar doğru olup yaptığı her hareket doğru olan birisi yoktu. Hepsinin normal, her insanın yaptığı hataları vardı.

  Jackson ve Ida arasında olan bağ beni çok etkiledi. Sıradan bir ilişkileri yoktu, değişikti. Birbirlerine fazlasıyla yetiyorlardı, çok sevimliydi.

  Herşeye rağmen kitabı sevdim. Şu ana kadar aldığımız turlar arasındaki gerek konu gerek üslup açışından en iyi kitaptı diye düşünüyorum. Bence okumalısınız. Gelelim bu turdaki görevime. Bu sefer playlist hazırlama sırası bendeydi sizlere kitaba uygun olduğunu düşündüğümüz bir playlist hazırladık, umarım beğenirsiniz.







Bize destek veren Martı Yayınlarına tekrardan teşekkür ederiz.

                



2 yorum: