Blog Tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog Tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2015 Perşembe

KVBT 9. Tur 3. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Yorum + Ön Okuma


baska-dilde-ask-mia-sheridan
New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve 
sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)

Üçüncü tur günü ve yorum zamanıı. Kitap hakkında söyleyecek çok şeyim var. Öncelikle bu kitabın turunu yaptığımız için gerçekten çok mutluyum. Yabancı yayınlarına katkılarından dolayı tekrar teşekkürler.

Her şeyi geride bırakıp arabaya atlayan Britt kendini küçük tatlı mı tatlı bir kasaba da bulur. İstediği tek şey geçmişi düşünmeyi bırakıp az da olsa huzurlu hissetmektir. Geldiği yerin ona ne kadar iyi geleceğinden ise tamamen habersizdir.

Kısa bir süre içinde işe başlayıp, komşularıyla tanışır. Her şey güzel gidiyordur. Hayatını daha da güzelleştirecek şey ise otoparktaki sessiz ve yakışıklı Archer ile çarpışması olur. Bu çocuğun sessizliği Bree'de merak uyandırır. Bree onu her gördüğünde Archer'ın sessizliğinin üstüne gider ve Archer Bree'ye açılmaya başlar. Bu herkesi şaşırtır çünkü Archer kasabanın sessiz kişisidir. Yıllar önce kendini herkesten soyutlamış ve tek başına bir hayat yaşamaya başlamıştır. 


İkilinin geçmişte yaşadıkları kalp kırıklıkları onları birbirine daha çok bağlar. Bir süre sonra ise aralarındaki arkadaşlık zamanla daha romantik ve tutkulu bir hal alır.


Mia Sheridan alıştığımız aşk hikayelerinden çok farklı bir şey çıkarmış. Bree ve Archer'ın aşkı özgün, samimi ve etkileyici. Gerçekten etkileyici. Archer hakkında olan bölümleri okurken kalp burukluğu hissetmemek elinizde olmuyor.

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve kalemini gerçekten sevdim. Duyguları çok yoğun bir şekilde anlatmış, kitabı okurken çok etkileniyorsunuz.

Archer'ı ne kadar sevdiğimden bahsetmeme gerek yok herhalde, o gerçekten o kadar iyi ki. Bree'yi de en az Archer kadar sevdim, güçlü bir karakter. Başlarda Archer'ın onu uzaklaştırma çabalarına rağmen onun inatçı davranışları her şeyi değiştirdi.

Yazar sessizliğin aşka engel olmadığını çok güzel anlatmış. Kitabı alıp okumalısınız, şansınızı denemek isterseniz biri Rafflecopter diğeri Facebook olmak üzere iki yerden hediye ediyoruz. Rafflecopter çekilişine yazının sonundan katılabilirsiniz.Puanım 5/4. 

                         -ÖN OKUMA-


                                                                 a Rafflecopter giveaway

2 Haziran 2015 Salı

KVBT 9. Tur 1. Gün | Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan | Müzik Listesi



Kitap Vampirleri'nin yeni turundan merhabalar. Başka Dilde Aşk'ın turunu yapacağız ve bunlarda kitap için seçtiğimiz müzikler. Umarım beğenirsiniz, Yabancı Yayınları'na katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz.

-Müzik Listesi -

Another Love - Tom Odell



Taylor Swift - Red



Never Say Never - The Fray




Rules - Jayme Dee


Lay Me Down - Sam Smith



Broken Ones - Jacquie Lee



                                                           a Rafflecopter giveaway

27 Nisan 2015 Pazartesi

KVBT 8. Tur 1. Gün | Eylül - Elif Melissa | Alıntılar + Çekiliş




Eylül kendini büyük bir boşlukta hissetmektedir. Kim olduğunu hatırlayamaması genç kızın canını günden güne daha çok sıkmaya başlar. Gördüğü rüyalar, evine gelen gizemli mektuplar ve sırlarla dolu bir çocuk Eylül'ün hayatındaki tüm dengeleri alt üst edecektir. Artık her şey bir oyunun parçasıdır. Her dakika beyninde dönüp duran, cevaplandırılması gereken sorular ve geri dönüşü olmayan bir yol... Güvenin yok olduğu, acıyla baş başa geçen günler... 

Asla unutamayanların hikâyesi Eylül'ü okurken çözülen her bir olayda daha çok şaşıracaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Sekizinci turumuzdan herkese merhabalar, yine Wattpad hikayesi ile karşınızdayız. Bugün size kitaptan alıntıları paylaşacağım, rafflecopter çekilişine de yazının sonundan katılabilirsiniz. 

''Aynaya baktığında kim olduğunu bilmeyen, kendini tanımayan bir insan ne kadar mutlu olabilir? Ne kadar emin olabilir ve ne kadar güvenebilir insanlara? Tüm geçmişini geride bırakıp nasıl aşık olur yeni bir insana? ''


''Gece kafamı yastığa koyduğumda hayallere değil karanlığa gömülüyorum çünkü benim hatırlayabileceğim bir anım yok. Hatırlayabilecek hiçbir şeyim yok. Uyumaktan korktuğum gecelerim var benim...''



''Gözlerindeki karanlık beni içine çekip oraya hapsediyordu.Sana her baktığımda acıyı hissediyordum. Sanki benim sonum sendeymiş gibi geliyordu. Fakat bu akşam ilk defa gözlerinin karanlık yönü yok. Bana ışık saçarak bakıyorsun.''



''Tam bir aşk sarhoşu gibi tavana bakarak aptalca sırıtmaya başlayınca fark ettim ki yalnızlık gerçekten kimsenin yaşamak istemeyeceği kadar ağır ve zor bir şeymiş.''

''Öyle bir şeydi ki bana her seferinde yeniden güç veriyor, günden güne daha da azimli olmamı sağlıyordu. Benim küçük dünyamdaki büyük tanrıçamdı. Her şey onun içindi ve küçük dünyamda sadece o vardı.''

Fenomen yayınlarına katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz. Kitabı Facebook, Rafflecopter ve Instagram olmak üzere 3 yerden hediye ediyoruz. Rafflecopter'a buradan katılabilirsiniz :) 

                                                        a Rafflecopter giveaway


16 Nisan 2015 Perşembe

KVBT 7. Tur 2. Gün | Kayıp Yüzlerin Fısıltısı - Irıs Johansen | Yazar Tanıtımı

kayip-yuzlerin-fisiltisi-iris-johansen



"Hayatta kalmak istiyorsan, hislerini işine karıştırmaman gerek"

Eve Duncan, küçük kızı Bonnie'nin öldürülmesinin ardından uzun yıllar matemden çıkamamış, ancak yine de hayata tutunmayı başarmış bir adli tıp heykeltraşıdır. Görevi, kimliği belirsiz kurbanların yüzünü yeniden yaparak kim olduklarını bulmaya yardımcı olmaktır. Jim Doane ise suikastçı olarak Özel Kuvvetler'de görevli oğlu Kevin'ın öldürüldüğüne inanan ve intikam hırsıyla yaşayan bir babadır. Jim, oğlunun etrafında dönen gizemi çözüme kavuşturmayı kafasına koymuştur. Amacına ulaşmak için yapması gereken ilk şey ise Eve'i kaçırmaktır.

Kendini bir anda sıra dışı olayların ortasında bulan Eve hayatında daha önce hiç görmediği bu adam için neden bu kadar önemli biri haline gelmiştir? Ve asıl önemli olan, Eve hayatta kalmayı başarabilecek midir?
                           ------------------------

Yeni turumuzdan herkese merhabalar, bu aralar üst üste hiç durmadan tur yapıyoruz ve bu sefer ki tur kitabımızda Kayıp Yüzlerin Fısıltısı. Kitap hakkında yorum yazmamak için kendimi zor tutuyorum, bugün sadece yazar tanıtımı ve onu yapacağım. Yazar anladığım kadarıyla çok başarılı, kitaplarının büyük bir çoğu New York Times tarafından bir çok kez çok satanlar arasında gösterilmiş. Bu kitap ta öyle ki bence kesinlikle hak ediyor.,



Irıs Johansen 1938'de doğmuş yani şu an 77 yaşında. Görünce kısa süreli bir şok geçirdim çünkü kitaptaki fotoğrafında 50 yaşlarında gösteriyor.
Yazmaya üniversiteye gittiği zamanlarda başlamış. 1980'lerin başlarında ilk başarılı romantik eserlerini vermiş. 1991'den itibaren daha çok tarihi aşk romanları yazmış ve o yıl The Wind Dancer adlı romanını yayımlamış. 1996'dan itibaren suç romanları yazmaya başlayan yazar bu alanda da başarılı olmuş. 
Romanları 2006 yılında New York Times tarafından on yedinci kez en çok satan kitaplar arasında gösterilmiş.
Johansen, Georgia'da yaşıyor, evli ve iki çocuk sahibidir. Oğlu Roy Johansen, Edgar Award ödüllü bir senarist ve yazardır. Kızı Tamara, yazara araştırmacı asistan olarak hizmet vermektedir.
Katkıları için Martı Yayınları'na çok teşekkür ederiz. Çekilişimize buradan katılabilirsiniz.

                                                    a Rafflecopter giveaway  

4 Nisan 2015 Cumartesi

KVBT 6. Tur 4. Gün | İstanbul - Tuğba Sayın | Karakter Tanıtımı



İstanbul... Aşkın, ayrılığın, acının ve kavuşmanın hikâyesinin yaşandığı şehir... Liseli bir genç kız olan Mina'nın Bursa'dan İstanbul'a yaptığı bir yolculukla başlıyor her şey. Kaderin cilveleri ve türlü tesadüflerle örülü, yüreğinizi ısıtacak bir gençlik hikâyesi. Tutkulu, dinamik ve heyecanlı... Gençliğin coşkusu ve kırılganlığı bu kitapta saklı. Mina'yı zorlu bir duygusal sınav beklemektedir. Bir tarafta arkadaş gibi sevilen bir erkek, diğer tarafta duygularına karşılık verip vermeyeceği belli olmayan diğer bir erkek. Hangi erkek aşk duygularıyla Mina'nın yüreğini sarsacaktır?
(Tanıtım Bülteninden)


Turumuzun dördüncü gününden merhabalar, turumuz çok güzel gidiyor katılımlarınız için teşekkür ederiz.  Şimdi size İstanbul kitabının karakterlerini tanıtacağız. 
Mina: Kitabımızın ana karakteri, kendisi beni neredeyse kitap boyunca gerek düşünce yapısı gerek davranışlarıyla delirtti. Ama yine de sevdim onu. Dediğim gibi güçsüz bir kız ve ona karşı verilen kararlara bile karşı çıkamıyor, ayrıca çizime ve müziğe karşı yeteneği var.

Kamer: Yakışıklı, popüler oğlanımız. Kamer hem basketçi hem de gitar çalıp şarkı söylüyor. Bir kaç hata yaptı ama yine de Mina'dan hiç vazgeçmedi. 



Berke: Yaptığı yanlışlarda Mina'yı da yanında sürükleyip kafasına göre davrandığı için çok kızdım, sonradan nasıl olduysa ısındım ona. O da basketçi ve Kamer ile hiç anlaşamıyorlar. Ama kitabın sonunda gülümsetti beni.

Yeliz: Mina'nın İstanbul'a gittiğinde tanıştığı ve destek alıp onu ayakta tutan arkadaşı. Deli dolu iyi bir kız, herhalde kitaptaki en zararsız kişilerden biriydi. Mina bazı zamanlarda onun kıymetini bilmese de Yeliz hep yanındaydı onun.

Mina'nın Ablası: Aslında Mina'nın ailesinin tümünü komple sevmesemde ablası hep Mina'nın yanındaydı ve yardımcı oldu ona. İyi bir kızdı. O olmasa Mina'yla Kamer hiç tanışamazdı.

Katkılarından dolayı tekrar ve tekrar Fenomen Yayınlarına teşekkür ederiz. Çeklişimize katılmadıysanız şansınız hala var! 

                           
                                       

     
                                                     a Rafflecopter giveaway

2 Nisan 2015 Perşembe

KVBT 6. Tur 2. Gün | İstanbul - Tuğba Sayın | Yorum + Müzik Listesi



İstanbul... Aşkın, ayrılığın, acının ve kavuşmanın hikâyesinin yaşandığı şehir... Liseli bir genç kız olan Mina'nın Bursa'dan İstanbul'a yaptığı bir yolculukla başlıyor her şey. Kaderin cilveleri ve türlü tesadüflerle örülü, yüreğinizi ısıtacak bir gençlik hikâyesi. Tutkulu, dinamik ve heyecanlı... Gençliğin coşkusu ve kırılganlığı bu kitapta saklı. Mina'yı zorlu bir duygusal sınav beklemektedir. Bir tarafta arkadaş gibi sevilen bir erkek, diğer tarafta duygularına karşılık verip vermeyeceği belli olmayan diğer bir erkek. Hangi erkek aşk duygularıyla Mina'nın yüreğini sarsacaktır?
(Tanıtım Bülteninden)
                   -------------------------------

Bu aralar tur üstüne tur alıyoruz ve şimdi de altıncı turumuzdayız. Gerçekten çok mutluyum çünkü beş altı ay önce bu tur işi bana imkansız gibi geliyordu ama şimdi gayet      normal bir şey oldu. Neyse fazla konuşmadan                           kitaba geçeyim. 

Mina'nın ablasını ziyaret etmek için İstanbul'a gitmesiyle onun öyküsü başlıyor. Okullardan ve insanlardan çok etkilenen kızımız şansını denemek için oradaki bir kolejin bursluluk sınavına giriyor ve istediği bölümü yani moda bölümünü kazanıyor. Ailesini bir şekilde ikna ettikten sonra ablasının yanına yerleşiyor ve yeni hayatına başlıyor. 

İyi arkadaşlıklar kuruyor ve karşı komşunun çocuğuna yani Kamer'e karşı koyamadığı hisler hissetmeye başlıyor. Kamer... Okulun popüler çocuğu, müzik bölümünde okuyor, basketçi ve her kız -tabii ki- ona hasta. İlk başlarda Mina'ya karşı aldığı çirkin tavırlara karşı ne kadar kafasını koparmak istesem de göründüğü gibi bir çocuk olmadığını biliyordum. 

Hislerini çözemeyen kızımızı Kamer'de ezip savuşturunca Mina yan okulun popüler çocuğu Berke ile beraber olmaya başlıyor. Berke ile Kamer'in kavgalı olması işleri kolaylaştırmıyor ve bu sırada ikisi sürekli bir tartışma içinde oluyor. Berke Mina'nın Kamer'den uzak durmasını istiyor ama istenmeyen ot burnunun dibine düşermiş, Kamer ile Mina sürekli bir araya gelmek zorunda kalıyorlar. 

Bu sürede Kamer'in Mina'ya olan tavrı değişiyor ve Kamer Mina'nın onu gerçekten tanımasına izin veriyor. Mina'nın aklı karışıyor ve duygularını bastıramıyor. Bu noktadan itibaren seçim yapmak zorunda kalıyor. Mina kimi mi seçiyor ? 
İşte bunu kitabı okuduktan sonra öğrenebilirsiniz. 

Kitap güzeldi başlarda yazarın dilini çok sade bulmuştum ama sonradan alıştım, olaylar sanki sinema izliyormuşum gibi gelişti. Bu kadar akıcı olmasını da beklemiyordum, 480 sayfalık kitap o kadar hızlı bitti ki ben bile şaşırdım.

Kitapta beni delirten şeyler vardı. Mina'nın güçlü bir kız olduğunu düşünmüyorum, en küçük bir olayın onu yıkmasına izin veriyor ve kendi kararlarına verebilecek yaşta olmasına rağmen ailesinin onun için verdiği kararlara karşı sesini çıkarmıyor. İşte beni de en çok bu sinirlendirdi. Omuzlarından tutup ''kendine gel'' diye sarsasım gelen karakterlerdendi.

Kitaptaki şarkılar dinlediğim ve gerçekten çok sevdiğim şarkılardı. Yazarın böyle güzel şarkılar koymasına çok sevindim. Aşağıda bir kaç tanesini bulabilirsiniz şarkıların.

Fenomen yayınlarına desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz. Biri Facebook diğeri Rafflecopter olmak üzere iki tane kitap hediye ediyoruz. Rafflecopter çekilişine yazının sonundan katılabiilirsiniz. Bu da facebook linkimiz :
https://www.facebook.com/pages/Kitap-Vampirleri-ile-Blog-Turlar%C4%B1/245431595466875?fref=nf

MÜZİK LİSTESİ


Ho Hey - The Lumineers




Fix You - Coldplay


Cough Syrup - Young The Giant


Blackbirds - Linkin Park


Kids In The Dark - All Time Low


    

                                                     a Rafflecopter giveaway

29 Kasım 2014 Cumartesi

KVBT 2.Tur 2. Gün. | Uyuyan Güller - RaShelle Workman | Yorum ve Okumak İçin 5 Neden



Sophie yalan Bir evlilik yapmıştır. Tehlikelerle dolu bir evliliğinden kurtulmak isteyen Sophie,yeni bir yaşam kurmaya karar vererek kocasından ayrılır. Ama kocasının onu rahat bırakmaya niyeti yoktur. Sophie ya onun olacaktır, yada hiç kimsenin artık av ve avcı karşı karşıyadır 


Evden hızla çıktığında başına geleceklerden habersizdi.Tek hatırladığı şiddetli bir yağmur ve kullandığı arabanın hızla kaymasıydı.

-Uyuyan Güllere Övgüler-

Eğer Amazon'un listesinde olsaydı, bu kitaba on yıldız verirdim, o kadar güzel bir kitap" The Debut Books

"Hiç ummadığınız bir şaşırtmacayla, bu kitap, okuyup, bitirene kadar elinizden düşmeyecektir."
-Cyruss 1264 -

"Beklenmedik, gizemli ve olabildiğince harika! Acaba gerçekten olmuş mudur diye beni merak içinde bıraktı." 
-Jek Jamison-
(Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı:348
Baskı Yılı:2014
Çeviren:Kahraman Türel Uluocak
Orjinal Adı:Sleeping Roses
Goodreads Puanı:3.64/5

_____________________________________
  
Sophie annesi ile babasını yürek burkan bir trafik kazasında kaybetmiş, üniversiteye gittiği dönemde Rina ve David ile tanışmıştır. Rina tanıştıkları andan itibaren Sophie' nin en yakın arkadaşı olmuş, onu hiç bir zaman yanlız bırakmamıştır. David ile de kısa sürede birbirlerine aşık olup bir kaç ay içinde evlenmişlerdir. Sophie evlendikten bir süre sonra bunun çok yanlış bir karar olduğunu anlamıştır, çünkü David onun evlenmeden önce tanıdığı adamın tam tersi bir adam olmuştur. Sophie'yi sürekli tehtid eden, kısıtlayan, nereye ne zaman gittiğini saatine kadar not almasını isteyen ve eğer kendisinden ayrılırsa onu öldüreceğini bir adama dönüşmüştür. Sophie David'in bu yaptıklarına rağmen ondan ayrılmayı düşünmemiştir, ta ki David'i başka bir kadınla yakalayana kadar. Sophie bu olaydan sonra David' den ve evden ayrılmaya karar verir. Tabii bunu yapmak onun için verilmesi çok zor bir karardır. Çünkü David'in onu öldürmek konusunda şaka yapmadığını herkesden iyi biliyordur ve haklı da çıkmıştır. David kısa bir süre sonra onu rahatsız etmeye başlamıştır ve Sophie'nin ona dönmeyeceğini anladığı an, Sophie David'i tek başına durduramayacağını anlamıştır.

   Kitap çok akıcıydı yetiştiremeyeceğimi düşünmüştüm ama çok çabuk bitti ve beni çooook şaşırttı. Son sayfalarda bir ara ağzım açık kaldı. 

   Hikayenin en heyecanlı yerlerinde Phillip'in gelmesi, daha da heyecanlı yaptı. Anlayışlılığıyla, kibarlığıyla ve yakışıklılığıyla beni kendisine hayran bıraktı.



   Kitap dünyada ve ülkemizde çok görülen bir olay olan kadına şiddeti anlatmış. Tamamen olmasa da en azından nasıl hissettiklerini neler yaşadıklarını anlamamıza yardımcı oldu. Bana Michelle Knight'ın Beni Bulun adlı kitabını hatırlattı. O kitabı duydukça bir garip oluyorum gerçekten herkesin okuması gereken bir kitap.



  Rina'ya da hayran kaldım. ''Arkadaş dediğin böyle olur'' dedirtiyor insana. Ne yaşanırsa yaşansın, olaylar ne kadar tehlikeli hale gelirse gelsin Rina her zaman soğukkanlı oldu ve Sophie'yi hiç yanlız bırakmadı. Her zaman onun yanında oldu.

  Kitabın çevirisine bir türlü ısınamadım, ayrıca aralarda da yazım hataları vardı. İsimler karıştırılmıştı ama o kadar da çok etkilemedi beni. 
                                                    
                                                           _____________________________________


 Kitabı Okumak İçin 5 Neden

1)Ülkemizde ve dünyada çok görülen bir olay olan kadına şiddete bu kitapta da yer verilmişti. Şiddete mağdur olan kadınların yerine kendimizi koyup biraz da olsa neler yaşadıklarını ve neler hissettiklerini anlayabiliyorsunuz.

2)Sophie ve Rina'nın arkadaşlığı kıskanılır derecede güzeldi. Başlarına ne gelirse gelsin hep birlikte savaştılar.

3) Sophie çok güçlü bir karakterdi, olaylara karşı duruşu, bebeğine olan sevgisi, hiç pes etmemesi... Beni kendine hayran bıraktı.

4)Yazar konuyu çok güzel işlemişti, çok akıcıydı. Tahmin ettiğimden çok daha kısa bir sürede bitirdim.

5)Sizi son bölümlere doğru çok şaşırtacak bir kitap.

Kitabı 1'i Facebooktan, 2'si Rafflecopterdan olmak üzere 3 kişiye hediye hediye ediyoruz. Facebook sayfamızdaki çekilişe buradan ulaşabilirsiniz.
Bize destek oldukları için Elf Yayınları'na teşekkür ederiz :)


    

                                                              Rafflecopter giveaway



                 
                      

28 Kasım 2014 Cuma

KVBT 2.Tur 1. Gün. | Uyuyan Güller - RaShelle Workman | Kitap Tanıtımı

 


Sophie yalan Bir evlilik yapmıştır. Tehlikelerle dolu bir evliliğinden kurtulmak isteyen Sophie,yeni bir yaşam kurmaya karar vererek kocasından ayrılır. Ama kocasının onu rahat bırakmaya niyeti yoktur. Sophie ya onun olacaktır, yada hiç kimsenin artık av ve avcı karşı karşıyadır 


Evden hızla çıktığında başına geleceklerden habersizdi.Tek hatırladığı şiddetli bir yağmur ve kullandığı arabanın hızla kaymasıydı.

-Uyuyan Güllere Övgüler-

Eğer Amazon'un listesinde olsaydı, bu kitaba on yıldız verirdim, o kadar güzel bir kitap" The Debut Books

"Hiç ummadığınız bir şaşırtmacayla, bu kitap, okuyup, bitirene kadar elinizden düşmeyecektir."
-Cyruss 1264 -

"Beklenmedik, gizemli ve olabildiğince harika! Acaba gerçekten olmuş mudur diye beni merak içinde bıraktı." 
-Jek Jamison-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı:348
Baskı Yılı:2014
Çeviren:Kahraman Türel Uluocak
Orjinal Adı:Sleeping Roses
Goodreads Puanı:3.64/5

_____________________________________
  
TUR TAKVİMİ

1.Gün / Naz'lı Kitaplık - Yorum ve Çekiliş
  Kitap Kurdunun Düşünceleri - Kitap Tanıtımı

2.Gün / Bin Tatlı Yıl - Yorum ve Alıntılar
Kitap Kurdunun Düşünceleri - Yorum ve Okumak İçin 5 Neden

3.Gün / Fuşyamsı Düşünceler - Yorum ve Müzik Listesi
Naz'lı Kitaplık - Yazar Tanıtımı 

4.Gün / Fuşyamsı Düşünceler - Cast Seçimi
Bin Tatlı Yıl - Yurtdışı Kapakları

_____________________________________


Kitap Vampirleri olarak ikinci turumuzu almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yoğunluktan dolayı uzun bir süre tur alamamıştık, bundan sonra daha fazla almaya çalışacağız. 
Kitabı 3 kişiye hediye ediyoruz, ikisi Rafflecopter'dan birini Facebook sayfamızdan. Facebook çekilişine buradan katılabilirsiniz.
                                                               

a Rafflecopter giveaway

16 Ekim 2014 Perşembe

KVBT 1.Tur 3. Gün. | Tutku Çemberi - Paula Quinn | Yorum ve Alıntılar


Sayfa Sayısı: 365
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları



O her kadının hayaliydi… Esmer, yakışıklı ve 'Tutkulu' lakabına sahip Lord Brand Risande, baştan çıkarıcılığın vücut bulmuş haliydi. 

Ama savaş alanı ve yatak odasındaki hünerinin altında çok acı bir sır vardı: kalbini mühürleyen ihanet. Herkese korku salan bu şövalye, savaşta kazandığı toprakların başına geçmek üzere yola çıktığında en heybetli düşmanıyla karşı karşıya geleceğinin farkında bile değildi.


…Fakat yalnızca bir kadının kaderiydi. Leydi Brynnafar Dumont halkını korumak için her şeyi yapmaya kararlıydı… Buna babasını yenen vahşiyi baştan çıkarmak da dahil. Soğukkanlı bir canavar beklerken, onun yüzüne bile bakmayan son derece çekici bir erkekle karşılaşacaktı. Tüm masumiyetine rağmen, mücadeleye değecek tek savaşta Lord Brand'i yenmek için tüm cazibesini kullanmak zorundaydı…
Aşk savaşında…



                                        ________________________________


İlk turumuzun üçüncü günü ve çok mutluyum. Bize destek olan epsilon yayınlara teşekkür ederim :)

 Lord Richard'ın kızı leydi Brynna babasıyla Avarloch'ta ki kalelerinde yaşayan çok güzel, özgür ruhlu, güçlü bir kızdır. Lord Richard hayatı boyunca hiç bir savaşta yenilmeyen, dıştan ne kadar sert görünse de kızının yanında melek gibi bir adama dönüşen savaşçı bir babadır. 

  Taki bir savaşta Normandiya'lı Lord Brand'e yenilene kadar. Her yenilginin bir bedeli vardır, bu yenilginin bedeli ise kaleyi Lord Brand'e vermektir. Brynna bunu duyunca resmen yıkılır. Halkını ve kaleyi orada bırakıp gitmek istememektedir ve bunun için tek çözüm barışın devam etmesini sağlayıp Lord Brand'le evlenmektir. 

  Brynna tanımadığı bir adamla evlenmeyi istemese de halkı için bunu tereddüt etmeden kabul eder fakat Brynna'nın fikri Brand'i gördüğü anda değişir ve onu iki yıl öncesine, gölde bir kadınla  yüzerken gördüğü ve yüzünü asla unutamadığı adama götürür. Brynna Brand'in o anki mutluluğunu ve aşkla dolu gülüşünü asla unutmaz. Evlenirken bile kendisine Brand'i sevmemeyi çünkü onun başka bir kadını sevdiğini tembihleyen Brynna bunun boşuna olduğunu anlar. Çünkü gün geçtikçe o Brand'e daha çok bağlanmaktadır ve onunda aynı şekilde hissetmesini isteyip Brand'in kalbindeki buzulları eritmeye kararlıdır. 

 Bugüne kadar tarihi romanlara karşı çıktığım için kendime kızdım. İlk kez 1600'lerde geçen bir kitap okudum ve bu kadar seveceğimi tahmin etmezdim. Brynna'yı çok sevdim, özgür ruhlu ve güçlü olması zaten beni ona resmen bağladı.

 Brand ile olan atışmalarını okumak çok zevkliydi. Şimdi Brand deyip susmak istiyorum. Ama olmazzz. O nasıl bir karakterdir ya gülüşüyle yapamayacağı şey yok. Resmen aşık oldum.

 Çok akıcı bir kitaptı nasıl geçtiğini anlayamadan bitirdim. Tarihi aşk romanları sevmiyorsanız bile bence bir kez daha şans vermelisiniz. Keyifli okumalar :)



''Avarloch'tan ayrılmıyorum. Bundan emin olabilirsin. Ve eğer seni görmezden gelmek işe yaramazsa-'' şimdi tıpkı Brand gibi şeytani bir şekilde gülümsüyordu-''seni yatağında öldürebilirim.'' Brand görenlerin kalbini sıkıştıracak bir şekilde sırıttı.
 ''Bu kulağa çok çekici geliyor.''



''Bana gülümsüyorsun,'' diyerek kızardı Brynna. ''Bakışlarının arkasında başka anlamlar gizlenmeden bana ilk kez gülümsüyorsun.'' ''Bakışlarımın seni daha önce öpmek istediğini gizlediğini sanmıyorum.'' dedi Brand




''Seni bu kadar mahvedecek ne yaptı?'' diye sordu Brynna.
''Onu sevmemi sağladı.''
 diye cevap verdi Brand sessizce.



''Ah Tanrım, ya bu alçağa aşık olursa, o zaman ne yapacaktı? Brynna yavaşça kafasını iki yana salladı ve aşkla ilgili çocuksu düşüncelere kapıldığı için kendine kızdı. Buna rağmen Brand'in kollarının arasında olduğu anların hatırası aklına hücum etti ve o an, onu sevmenin kendisine yetmeyeceğini anladı. Onun tarafından da sevilmek istiyordu.''



''Brand'in onu seveceğine dair ettiği yemini dinleyen Brynna, adamın sözlerinde gizkenen bir umut duymuştu. Çenesini yukarı kaldırdı ve omuzlarını dikleştirdi. O bir savaşçının kızıydı. Ne kadar süreceği umrunda değildi, ne olursa olsun bu adamın kalbini kazanacaktı.''



''Beni mutlu edeceksin Brynna. Sadece sana bakmak bile beni mutlu ediyor.''
Dük William'ın sözleri kulaklarında yankılandı. Savaşmaktan başka seçeneği olmadığını biliyordu. Şansına, savaşmak bildiği bir şeydi. Bir şekilde bu savaşçının aşkını kazanmalıydı. Donuk kalbini eritmenin bir yolunu bulmalıydı.''Savaşmaya değer.'' ''Evet, o savaşmaya değer,'' diye fısıldadı ve siyah buklelerini okşadı. ''Ve benim sevgili savaşçım, kazanan ben olacağım.''


Çekilişe katılan kişilerden birine kitabı hediye veriyoruz. Çekiliş hala devam ediyor katılmayı ve Facebook'tan sayfamızı beğenmeyi unutmayın.
Çekiliş için:  http://fusyamsidusunceler.blogspot.com.tr/2014/10/kvbt-1tur-2gun-tutku-cemberi-paula.html

Facebook sayfamız:  http://fusyamsidusunceler.blogspot.com.tr/2014/10/kvbt-1tur-2gun-tutku-cemberi-paula.html

Buda tur takvimiz takipte kalın ;)

1.GÜN (14 Ekim)
Facebook Sayfası ~ Okuma Halleri

2.GÜN (15 Ekim)
Fuşyamsı Düşünceler ~ Yorum + Çekiliş

3.Gün (16 Ekim)
Kitap Kurdunun Düşünceleri ~Yorum + Alıntılar

4.Gün (17 Ekim)
Naz'lı Kitaplık ~ Yorum + Yazar Hakkında Bilgiler

5.Gün (18 Ekim)
Bin Tatlı Yıl ~ Yorum+ Kitabı Sevmek İçin 5 Neden